Rüzgar

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Rüzgar
Rüzgar’la iki yıl önce bir gay profil sitesinde tanıştık. Birbirimize kimi zaman romantik jestler, kimi zaman da ateşli fantezilerle süslü uzun mesajlar yazarak, açık saçık fotoğraf ve videolar göndererek başlamıştı ilişkimiz. Rüzgar’ın benimle yapacağını söylediği o fantastik şeylerin gerçek olduğunu hayal ederek oturduğum yerde ereksiyon oluyordum. Oturduğum yer, çalıştığım reklam ajansındaki koltuğumdu ve penisim kaskatı gibi olmuş bir halde birçok kez aynı odayı paylaştığım iş arkadaşım Murat’a da yakalanmıştım. Murat kiminle yazıştığımdan habersiz, beni liseli bir genç kızla yazışıyor zannederek durumumuzla ilgili gereksiz espiriler yapıyordu sürekli. Bilmediği şey ise bana göre Rüzgar’ın bir genç kızdan ya da bir kadından çok daha seksi, benimle aynı yaşlarda bir genç adam olduğuydu. İşyerimde, arkadaş çevremde hatta ailemde bile benim bu yönümü bilen kimse yoktu. Olmamasından da memnundum çünkü bunu kimsenin bilmesi de gerekmiyordu bana göre. Rüzgar’ı tanıdığımdan beri mutlu bir hayatım olduğuna inandığımı söyleyebilirim, sanki hayatıma girmekle benim için ters giden her şeyi düzene sokmuştu. Onu her zaman çok seveceğimi, başkası için asla bu denli güçlü duygular besleyemeyeceğimi biliyordum. Rüzgar’ın bana ilk andan itibaren hissettirdiklerini bana yaşatabilecek, bana onun gibi davranabilecek birinin olduğuna inanmıyordum. Rüzgar benim ruh ikizimdi, buna emindim… Tek sorun Rüzgar’la aynı şehirde yaşamıyor olmamızdı.

Aylar boyu internetten sohbet ettikten sonra nihayet sonunda birbirimize telefonlarımızı da vererek buluşmaya karar vermiştik Rüzgar’la. Nihayet Ankara’ya geleceği için çok sevinçliydim. Onunla saatlerce sevişmek, hatta mümkünse yataktan çıkmamak istiyordum. Rüzgar, hiçbir sosyal medya hesabı olmayan biriydi. Ben reklam işinde olduğum için facebook, instagram, twitter gibi birçok uygulamayı kullanıyordum. Bu hesapları da iyi kullandığım ve geniş bir “sanal” çevrem olduğu için de bir kişi hakkında bilgi edinmek istediğimde bunlara başvuruyor, çoğu zaman da aradığım bilgiye ulaşabiliyordum. Fakat Rüzgar’ı bana anlattığının ötesinde tanıyabilmem imkansızdı. Soyadını bile bilmediğim bir adama aşıktım. Yine de sorun etmiyordum bunu çünkü Rüzgar’ın da benimle ilgilendiğine emindim. Artık ona istediğim zaman whatsapp üzerinden ulaşabildiğim için de mutluydum. Aynı siteden dostça yazıştığım birkaç kişiye Rüzgar’dan bahsetmiştim ama onlar Rüzgar’ı aşırı gizemli bulmuş, “Mutlaka bir şeyler gizliyor olmalı, dikkatli ol” diye beni uyarmışlardı. Bunu Rüzgar’a söylediğimde bana “Onlarla arkadaş kalmak istediğine emin misin? Niye başkalarının mutluluğu ile mutlu olmayı beceremiyor bu eşcinsel milleti? Kıskanıyorlar şüphesiz…”, demişti bana.

Nihayet buluşma günü geldiğinde onunla Tunalı’da buluştuk. Fotoğraflarındaki kadar etkileyici biriydi Rüzgar. Onunla geçirdiğim her saniyenin tadını çıkarmaya çalışıyordum. Bir yandan da onu bir an evvel kollarıma alıp kucağıma oturtmak, onu sekse doyurmak istiyordum. Hayatımın geri kalanı boyunca her günü bana mesajlarında yazdığı o birbirinden farklı pozisyonları ve fantezileri denemekle geçirsek bile hiç şikayet etmezdim. Ona sonsuz bir aşk ve sadakatle bağlanmıştım, Bunu kelimelere dökmesem de Rüzgar’ın da böyle hissettiğine emindim. “İçimde olmak nasıl bir his çok merak ediyorsun değil mi Tekin?”, dedi oturduğumuz kafede kulağıma eğilerek. “Deliğimdeki kaslarla sertleşen penisini kavramamın sana nasıl hissettireceğini…” İşte aylardır sadece mesajlarda okuduğum o açık saçık muhabbetlerden birine başlamıştık bu defa yüz yüze, üstelik etrafımızdaki kalabalığı umursamadan. “Evet”, dedim, “Tabi ki ediyorum. Ben daha önce hiç kimseyle anal yapmadım sen de biliyorsun…” Rüzgarın deneyimli olduğunu biliyordum ve bu beni daha da heyecanandırıyordu. Gözümün önüne çelik gibi sertleşmiş penisimin Rüzgar’ın deliği tarafından yutulması geliyordu. O anda ereksiyon olmaya başlamıştım bile. “Arkadaşımın evinde kalıyorum, o bu akşam geç vakte kadar gelmeyecek…”, dedi Rüzgar, “İster misin?” Gülümseyerek başımı salladım. Az sonra hesabı ödeyip Rüzgar’ın arkadaşının evine doğru yola koyulduk.

Eve vardığımızda kapıdan içeri adım atar atmaz Rüzgar’la sevişmeye başladık. Sakallı yüzlerimizi birbirine sürterek nefes nefese öpüşüyor, dillerimizi birbirimizin ağzına alarak emiyorduk. Rüzgar, beni arkadaşının yatak odasına çekerek sırt üstü yatağa yatırdı. Pantolonumun kemerini bir çırpıda çözerek ayak bileklerime kadar indirdikten sonra penisimi donumdan çıkarak yalayıp emmeye koyuldu. Ben bu kadar geç boşalabileceğimi tahmin etmiyordum ama neredeyse yarım saate yakın sürmüştü. Rüzgar günlerdir otuzbir çekmeyerek onun için biriktirdiğim bütün spermleri midesine indirmiş, kısarak baktığında kenarlarında oluşan çizgilerle daha seksi görünen gözleriyle keyifle gülümsüyordu bana. “Haydi yüz üstü uzan bakalım…”, dedi bana. “Ben de sana oral yapabilirim istersen?…”, dedim ama beni duymamış gibi beni yüz üstü çevirdi. Ayakkabılarımı çıkarıp pantolonumu tamamen çıkardı. Üzerimde sadece tişört vardı ve çoraplarım. Rüzgar tişörtünü çıkarıp üzerime uzanırken benim de tişörtümü yukarı doğru sıyırmıştı. Tişörtümü tamamen çıkarırken bir yandan da sırtımı, boynumu ve omuzlarımı öpüyordu. Rüzgar’ın iri penisini kalçama bastırdığını hissediyordum, bir yandan da kaslı ve kıllı vücudunu sırtımda hissetmek beni azdırıyordu.

Rüzgar yeniden öpe öpe boynumdan sırtıma, oradan belime ve derken deliğime kadar vardı. Sakallı çenesi kalçamın yanaklarının arasına sürttükçe bütün vücudum elektirikleniyordu. Rüzgar’ın dili deliğimin dudaklarını yalıyor, adeta deliğimle öpüşüyordu. O ana dek hep buluştuğumuzda benim Rüzgar’ı sikeceğimi hayal etmiştim ama şu durumdan da şikayetçi değildim. Kendimi böyle yakışıklı bir adama sunmak, onu içimde hissetmek yaşamayı zaten düşündüğüm bir zevkti. Rüzgar deliğimi güzelce hazırladıktan sonra penisinin kafasını deliğime sürtmeye başladı. Bu sırada güzel kokan bir kayganlaştırıcı da kullanmıştı. Bir anda penisinin kocaman kafasının içime girdiğini hissettim. Deliğim gibi tüm vücudum da aldığım zevkten titriyordu. Rüzgar bir süre sonra üzerimde gidip gelmeye başlamıştı. O anda Rüzgar’dan hamile kalmayı bile hayal ettim, Rüzgar üzerimde inledikçe içimi tohumlarıyla doldurduğunu düşünerek inanılmaz bir zevk almaya başladım. En azından o tohumlardan bir kısmının tadına bakabilirdim, sadece daha önce yapmadığım bir şey olduğu için merak ediyordum. “Ağzıma alabilir miyim?”, dedim inleyerek, “Ben de senin tohumlarının tadına bakmak istiyorum”. Rüzgar enseme doğru eğilerek, “İleride içini temizlemeyi öğrendiğinde yaparsın, şu anda aletimin çok temiz olduğunu düşünmüyorum bebeğim”, dedi. Yüzüm utançla kızarmıştı bunu duyduğumda çünkü anal temizlik nedir gerçekten de bilmiyordum o sırada.

Acaba Rüzgar’a itici gelmiş miydi bu durum diye düşünerek, “Çok özür dilerim”, dedim, “Bilmiyordum…” Rüzgara hemen ekledi, “Yok yahu dert etme. Bunu herkes annesinin karnında öğrenmiyor bu işleri canım. Hem kötü bir şey de olmadı, sen bekle ben tuvalete gidip temizleneyim, hemen gelirim”. Ben sırt üstü uzanıp Rüzgarı beklemeye koyuldum. Az sonra Rüzgar yeniden odaya girdi. Pantolonunu hala üzerinde görünce, “Neden giyindin?”, dedim. “Yoo giyinmedim aşkım, bak yanına geliyorum”, diyerek yanıma uzandı. Sevişmeye devam ettik. Ben boynunu ve göğüslerini öpüp yalayarak penisine doğru inmeye başlamıştım. Pantolonunun önündeki kabarıklığa bakılacak olursa Rüzgar hala ereksiyon halindeydi. “Mmm harika görünüyor, ben de oral yapayım mı sana?” diyerek elimi o kabarıklığa attım. Rüzgar elimi bileğinden tutup beline koydu. “Haydi şimdi sen de beni yap, artık merak ettiğin o duyguyu sana vermeye hazırım”, dedi. “Oral yapmayayım mı sana?”, dedim. “Hayır, ben hazırım, hadi içimde istiyorum seni”. Rüzgar sol yanına dönerek pantolonunu arkadan sıyırdı, kalçalarını açıkta bırakan jock strap giyiyor olması bana çok seksi gelmişti. “Pantolonunu çıkarsan daha rahat edersin”, dedim. “Hayır, böyle hoşuma gidiyor”, dedi sadece. Biraz tuhaf gelmişti ama ben “seni içimde istiyorum” sözüne takılmıştım. Sertleşen penisimi deliğine bastırdım. “Dur…”, dedi, “Bana bırak…”

Rüzgar penisimi taşaklarımın dibinden kavramış yavaş yavaş deliğine yediriyordu. Önce kafasının ucunu sürterek ve yavaş yavaş da bastırarak beni içine almıştı. Bir yandan da başını geriye çevirerek öpüşüyordu benimle. Bir süre sonra penisimi kendi haline bıraktı. Rüzgar’ı kollarımın arasına aldım ve sıkı sıkı sararak sikmeye başladım. Deliğinin darlığı, içinin sıcaklığı, penisimin içinden geçtiği o kaslı halkaların büzüşüp daralmasıyla verdiği zevk muhteşemdi. “Oraldan daha hızlı geleceğim galiba”, dedim Rüzgar’a. “Tamam gel, çok isterim”, dedi. Bir anda aldığım zevkle Rüzgar’ın içine ard arda fışkırtmaya başladım yeniden. Rüzgar zevkten bayılmış gibiydi, derin derin soluk alarak inliyor, kalçalarını kucağıma daha da bastırarak aldığı zevki uzatmaya çalışıyordu. “Ben de seni boşaltayım, izin ver” diyerek elimi pantolonunun önünden içeri kaydırdım. Rüzgar o anda bileğime yapıştı ama çok geçti. Elim silikondan yapılmış bir penisi kavradı… “Bu… nedir bu?”, diyebildim sadece. Rüzgar, “Özür dilerim Tekin”, dedi sana söyleyemedim…” Ben hala yaşadığım şoku atlatamamıştım. “Neyi söyleyemedin, senin penisin plastik mi? Bu mu yani?…” Bana gönderdiği resimlerdeki penis değildi bu. Rüzgar güzel gözleriyle gözlerimin içine bakarak, “Benim bir penisim yok, hiçbir zaman da olmadı”, dedi.

Eliyle yatağın baş ucunda duran bir fotoğraf çerçevesini alıp yüzüme doğru tuttu: “Bak bakalım bu resme. Ben neredeyim?” Fotoğrafa baktığımda birbirleriyle sarmaş dolaş bir halde olan dört liseli kız gördüm. “Burada sadece kızlar var?…”, dediğimde bana “İyi bak o kızlara”, dedi. Ve bir tanesini o anda gözlerinden tanıdım. Bu Rüzgar’dı. “Nasıl oldu bu?”, dedim. “Ben birkaç yıldır bir trans erkeğim”, dedi Rüzgar, “Kadın olarak doğmuş olsam da her zaman kendimi eşcinsel bir erkek gibi hissediyordum ve erkeklerden hoşlanıyordum ama işte bir kadın gibi değil asla. Penisi olmayan eşcinsel bir erkek gibi daha çok… O fotoğraftakiler benim yıllardan beri kopamadığım dostlarım. Biz de onlardan birinin evindeyiz şu anda… ” Pantolonunu çözüp bana belden bağlamalı dildosunu gösterdi. “Bu da benim ki, seninki kadar güzel değil ama…” Benim kafam gerçekten karışmıştı o anda. Yani ben ilk defa bir erkekle yattığımı düşünürken bir kızı mı becermiştim? Hatta o da beni belden bağlamalı dildosuyla mı becermişti? Evet aynen öyle olmuştu… “Bunu benden neden sakladın?”, diye sordum. “Tekin, beni bu halde istemeyeceğini düşündüğüm için sana söyleyemedim. Eninde sonunda öğrenecektin ama…” Açıkçası kızgındım, “Bana yalan söyledin”, dedim, “Her ne olursa olsun bana yalan söyledin”.

Ve sonra hayatım boyunca pişmanlık duyacağım bir şeyi yaptım. Kalkıp üzerimi giydim ve tek kelime etmeden çıkıp gittim oradan. Rüzgar beni defalarca aradı ama konuşmak da istemedim onunla. Kızgınlığım geçtikten sonra aradığımda ise “Aradığınız numaraya şu anda ulaşılamıyor, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz”, anonsunu duymak dışında hiçbir sonuç elde edemedim. Rüzgar hayatıma nasıl girdiyse işte öylece çekip gitmişti. Rüzgar’ı her yerde aradım durdum, arkadaşının evine kadar da gittim ama arkadaşının ismini bilmediğim için güvenlik beni içeri almadı. Onu tamamen kaybetmiştim… İki yıl sonra şimdi hayatımda başka bir erkek var, Yasin. Trans değil doğuştan erkek olan biri. Birbirimizi her anlamda tamamlıyoruz. Hem aktif hem de pasif olabiliyoruz ikimiz de. Yasin’le mutsuz değiliz belki ama ben sadece Rüzgar’ı unutmayı başaramadım hepsi bu. Dilerim Rüzgar da aradığı gibi birini bulup mutlu olmayı başarmış olsun. Belki de bir kadınla beraberdir şu an kim bilir…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir