ÖZGE YENGEM DEVAM HİKAYESİ BÖLÜM: 8

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ÖZGE YENGEM DEVAM HİKAYESİ BÖLÜM: 8
Hastanenin yoğun bakım ünitesinde tamı tamına 6 ayım geçmişti. Uyandıktan sonra ailemden ve arkadaşım Zeki’nin anlattıklarını yazıyorum şimdi sizlere. Ben o gün vurulduktan sonra neler oldu?
Zeki telefonda kaza sesini, silah sesini duyduktan sonra apar, topar bizim eve gitmişti. Kapıyı kırarcasına yumrukluyor, sabahın 7,30’unda bizimkileri uyandırmaya çalışıyordu. Kapıyı babam açmıştı;
• Ne oldu zeki? alacaklı gibi neden yumrukluyorsun kapıyı?
Zeki ağlayarak, şok içerisinde olanları anlatmaya çalışıyordu.
• Kuzey amca kuzey… ”tutkuluhikayeler.com” adresinden yeni bölümleri takip edebilir başka hikayeler okuyabilirsiniz!!
• Ne olmuş oğlum Kuzey’e ne oldu anlatsana şunu bir sakinleşip.
• Amca kuzey aradı, acil size gidip halasının evine gitmemiz gerektiğini söylerken, sesler geldi konuşma kesildi daha sonra silah sesi duydum. Kuzey’in telefonu hala açık bak? ses vermiyor.
• Ver bakayım telefonu… Alo Kuzey? Kuzey ses ver oğlum Kuzey?
Hemen evden çıkmışlar, halamın evine gitmişlerdi. Halamın kapısını çalıyor, halam daha uyuduğu için zor uyanıyordu. Telaşla beni sormuşlar halama. Halam uyku sersemi ne olduğunu anlamaya çalışıyordu derken, Zeki’nin telefonundan sesler gelmeye başlamıştı. Zeki hala telefonu kapatmamış hoparlör açık bir şekilde elinde tutuyordu. Konuşan kişi ambulans yetkilisiydi. Durumum hakkında bilgi, ve hangi hastaneye kaldırılacağımı söylemişti. Halam resmen uykudan uyanmış, alel acele giyinmiş ve hemen hastaneye koşmuşlardı. Tam ben hastane kapısından içeriye sedye üzerinden girerken Zeki göz yaşlarına boğulmuş, yıkılıp kalmıştı. Halam ve babam perişen olmuş durum hakkında en ufak fikirleri yok, nasıl olduğunu niye olduğunu anlayamamışlardı. Polis de yanlarında gelmiş babama sorular sorarken, Zeki ana yoldan geçen siyah bir passat görmüş, Camdan kel bir adam elini sallamış Zeki’ye. Zeki arabanın arkasından koşup plakayı almış ve polise söylemiş hemen. Beni yoğun bakıma almışlar, kaburga kemiğimin arasında kalmış mermi. Hastaneye ailem, halam bir an başımdan ayrılmıyor, Zeki dinlenmeleri için onları eve gönderiyor, asla yalnız bırakmıyordu. Doğru düzgün yemek yemiyor, konuşmuyordu hiç kimseyle. Yoğun bakım odasının camından beni izliyordu tüm gün.
Günler bu şekilde geçiyordu. Gözlerimi açtığımda oda da Özge yengem başta olmak üzere, aysel yengem, cennet, ilayda, cevat dede, arkadaşım ferhat kısaca tüm tanıdıklarım odayı dolup taşırmış, kapının dışarısında tekne partisinde birlikte olduğumu dayılar, teyzeler herkes tam takım odadaydı. Herkesin yüzüne bakıyor, şaşkınlık içerisinde olup bitenleri izliyordum. Ölen arkadaşım Ferhat o insanların içinden sıyrılmış baş ucuma gelmiş konuşuyordu;
• Şekerim ne yattın sende beeee kalk ulan artık! Bak şu cama. Çocuk üzüntüden sümük gibi yapıştı kaldı. Beni kaybettiğinde aklını yitirecekti. Seni kaybederse ne hale gelir hiç düşündün mü? Zaten ben öldükten sonra seni unutmayan tek insan o kaldı. Kalk artık be kalk!
Diyerek sinirli bir şekilde ellerimden tutup kaldırmış, yatağa oturtmuştu beni. Zeki ile göz göze gelmiştim. Tam o anda artık uyanmıştım. Gözlerimi açmış, neredeyim ben dercesine etrafıma bakıyordum. Zeki gözlerimi ve elimi hareket ettirdiğimi görünce ”uyandı uyandı hemşire yok mu? doktor neredesiniz? Kuzey uyandı Kuzey! diye bağırarak hastane koridorunda koşuşturuyordu. Doktor ve hemşire koşarak yanıma geldiler. Zeki sevinçten ağlayarak camakenden beni izliyordu. Doktor bir kaç şey yaptı başımda ve çıktı odadan. Zeki yanıma gelmek için yalvarıyordu doktora. Doktor çok kısa görebileceğini söyledi ve yanıma geldi. Ağlıyor bir o kadar mahçup tavırla kafasını kaldırmıyordu;
• Hacı gülle özür dilerim. Seni koruyamadım. Yanında olsaydım keşke o merminin altına yine yatardım ben. Çok korkuttun lan beni. Ferhat gibi seni de kaybedeceğim diye çok korktum.
Zeki ile konuşmak istiyorum fakat ağzımdan kelime çıkmıyordu. Odadan çıktı ve bizimkilere haber verdi. Ailem, halam ve Selin hepsi de gelmişti. Bir yudum su isteyebildim zor da olsa. İçmiş, ağzımın kuruluğunu kesmiştim. ”tutkuluhikayeler.com” adresinden yeni bölümleri takip edebilir başka hikayeler okuyabilirsiniz!!
• Baba ne oldu? Kim yaptı bunu?
Zorda olsa bunu sorabilmiştim. Babam önemsiz olduğunu artık geçtiğini, sonra konuşuruz gibisinden geçiştirdi. Halam ayak ucuma oturmuş, pişmancasına ağlıyordu. Annem baş ucumda saçlarımı okşuyor. Zeki ayakta bizi izliyordu. Babam Zeki’ye döndü;
• Zeki bak Kuzey uyandı hadi git bir eve dinlen uykunu al.
• Olmaz Kuzey ile birlikte buradan çıkmadan hiç bir yere gitmem.
Zeki okulunu bile dondurm, Arada babaannesi hastaneye yemek getiriyormuş Zeki için. Bir kaç hafta daha gözetim altına kaldıktan sonra, Sıkıntım yoktu. Yürüyebiliyor, rahat konuşuyor, hareket edebiliyordum. Sadece eğilip kalkamıyor, Kazık gibi duruyordum. Halam koluma girmiş, koridorda gezdiriyor, o güzel göğüsleri koluma temas ettikçe sertleşiyordum. Artık eve gitme zamanımız gelmişti. Zeki koluma girmiş, babam koluma girmiş, zorlanarak arabaya binmiş evin yolunu tutmuştuk.
Eve girdiğimiz de Zeynel koşarak bacaklarıma sarıldı. Babam ve annem zeyneli de alıp markete gitmek için çıktılar evden. Zeki;

– Hoooww hacı gülle. Leş gibi kokuyorum lan. Gideyim bende eve bir yıkanayım paklanayım akşama gelirim.
– Oğlum gelme bak iyiyim uyu evde dinlen.
– Emin misin gelseydim be.
– Yok kankam sen dinlen bugün yarın gelirsin. Hem babaannen özlemiştir oğlum.
– Peki ama yarın gelirim bak.
– Gel tabi.
– Hadi görüşürüz hacı gülle. Hala iyi bak kuzeyin oğluna sana emanet. Bak sağlam veriyorum, vuruk, kırık, çıkık istemem ona göre.

Halam gülerek;

– Merak etme Zeki’cim çok iyi bakarım ben ona!
Dedi ve Zeki de evden çıktı. Halam koltuğa beni uzatmış, yanıma oturmuş elleriyle saçlarımı okşuyordu.

– Hala senin o manyak yaptı dimi bunu?
– Düşünme artık bunları. Bundan sonra manyak falan yok…
Yanıma doğru kıvrılmış, yanaklarımı öpüyor, eliyle yüzümü okşuyordu. Eşofmandan sikimin sertleştiği belli oluyordu. Mis gibi kokuyordu kendisi, göğsüme bir acı girmişti. ‘’Ahh’’ diyerek orayı tuttum. Halam paniklemiş, ne oldu iyi misin diye soruyor, acı, acı yüzüme bakıyordu. İyiyim birden acı girdi dedim. Dudaklarıma yapışmıştı. Dudaklarımı resmen öpmüyor, emiyordu. Ne olduğunu şaşırdım, karşılık vermeye çalışıyordum. Dudaklarımı öperken eşofmanın üstünden sikimi okşuyor, sıvazlıyordu. Aşağıya doğru kaydı, eşofmanı ve boxerımı hafifçe araladı, kalkan sikimin üstünde dilini gezdirdikten sonra eline alıp, ağzının içiyle emiyordu. Sikimin kafasında dilini gezdiriyor, ağzına alabildiğince alıyordu. Fazla uzun sürmedi tabii. Kapı açılmış bizimkiler gelmişti. Sesi duyar duymaz halam eşofmanımı topladı ve yanıma geçip oturdu. Şaşkın gözlerle ona bakıyordum. Yüzüme bakıp güldü ve kalktı. Annemleri karşıladı.

Saatler geçiyor, akşam olmuştu. Halam bana çorba içirdi ve kendisi gidip yemeğini yedi. Çayımızı, kahvemizi içtik. Artık yatma vakti gelmişti. Halam zeynel’i uyutmak için odaya götürdü. Annem ve babam odasına çekildi.

Halam;

– Abi siz de dinlenin güzelce. Ben Kuzeyle kalıcam ben ona bakalak olurum.
– Tamam kızım hadi hanım gidelim yatalım oğlanda dinlensin artık.
Annemler odasına çekilmiş, halam hadi bakalım beyefendi yatağa diyerek, odama götürmüştü beni. ”tutkuluhikayeler.com” adresinden yeni bölümleri takip edebilir başka hikayeler okuyabilirsiniz!!

– İyide hala uykum yok ki?
– Daha iyi gel hadi geçelim odaya.
Elimi omzuna attım. Odama doğru gidiyorduk. Yatağıma uzandım, ışığı kapattı ve sadece lambaderi yaktı. Çift kişilik geniş yatağımın başına oturmuştu. Saçlarımı okşuyordu sessiz konuşuyordum;

– Neden böyle bir şey yaptın?
– Bence geç bile kalmadım mı?
– Bilmem geç mi kaldın?
– Bence çok çok geç kaldım. O beni yıkadığın gün. Yıkadıktan sonra ayılıp üstüne atlamalıydım. Belki o zaman sabahın köründe Zeynel’i okula götürmezdin.
– Ama sen götürürdün.
– Evet.
– Sen vurulsan daha mı iyiydi?
Elinden tutup çektim kendime.

– Dur uyumamışlardır daha. Bir film açalım izleyelim. Bir şey ister misin?”tutkuluhikayeler.com” adresinden yeni bölümleri takip edebilir başka hikayeler okuyabilirsiniz!!
– Seni!
Gülerek yanımdan kalktı. Televizyonu açtı, kumandayı aldı, masanın üstüne onları koydu ve odadan çıktı. Geldiğinde elinde kıyafetleri vardı. Odanın kapısını kilitledi, üstündeki bluzu çıkarttı. Pembe sütyeni karşıma çıkmıştı. Altında ki pantolonu çıkarttı, bembeyaz külotu vardı. Kıyafetleri kenara bırakıp yanıma doğru geldi. Ayak uçlarıma geldiğinde diz çöktü ve eşofmanımı, boxerımı çıkarttı. Sikimi eline almış okşuyor, üstüme doğru eğildi, elinde sikimi okşayarak dudaklarımı öpüyordu. Halam ile uzunca öpüştüm. Eliyle sikimi okşadıkça, o zevk hazzım artıyordu. Aşağıya doğru eğildi, saçlarını saldı ve sikimi yalamaya başladı. O kadar acemice emiyordu ki, yıllardır yarrak yüzü görmediğine emin olmuştum. Göğüs tarafım bandajlı olduğu için, o yaladıkça orası sızlıyordu. Saçlarını tuttum, o yaladıkça onları okşuyor, daha fazlasını alması için baskı uyguluyordum. Uzun bir müddet sikimi yalayıp, iyice kaldırdıktan sonra yüzüme baktı ve gülümsedi. Konuşamıyordum, anın tadını çıkartıyordum. Ayağa kalktı, sikimin üstüne doğru çömeldi ve külotunu sıyırdı. Eliyle sikimi tuttu, amına sürtmeye, başını sokmaya çalışıyordu. Doğrulmak, oturup o sütyeni çıkartmak istedim ama çok canım acımıştı, geriye doğru yattım. Halam sikimi bıraktı ve sütyenin kopçalarını çözdü, tuttu attı kenara sütyeni. O iri memeleri tekrar karşımdaydı. İri, simsiyah sivri uçlara sahip, bembeyaz göğüsler. Tekrar sikimi amına sokmaya çalıştı, o kadar ıslaktı ki amı, vıcık vıcık sesler duyuluyordu. Artık sikim o sıcak amın içerisindeydi. Üstünde yavaş hareketlerle oturup kalkıyor, sikim o dar amda gidip geliyordu. Zevkten saçlarını tuttu geriye attı. Kendisini geriye doğru yasladı, elleriyle yataktan destek alıp oturup kalkıyordu sikimin üstünde. Yavaş yavaş tempo artıyor, tempo arttıkça inleme sesleri yükseliyor, yan odada annem ve babam olduğu için inleyemiyordu. Elimle amını okşuyordum. O sikimde oturup kalktıkça, şişmiş am dudaklarında parmaklarımı gezdiriyor, onları okşuyordum. Halam iyice hızlanmaya, gözleri kaymaya başlamış, şap şap sesleri artmaya başlamıştı;
Kısık sesle uyarıyordum;

– Hala yavaş duyacaklar!”tutkuluhikayeler.com” adresinden yeni bölümleri takip edebilir başka hikayeler okuyabilirsiniz!!
O kısık seslerle oh, ohh diyebiliyor, artık sikimin üstünde zıplıyordu. Geliyorum diyebildim sadece. Amından çıkarttı sikimi, tüm döllerim amının üstüne fışkırmaya başlamıştı. Zevkten ikimizde titrerken kapının kolu zorlandı açılmayınca kapıyı tıklattılar. Halam apar topar üstümden indi, yorganı üstüme attı, yan tarafta duran kıyafetlerinden altına eşofmanını, üstüne bluzunu geçirdi hemen. Yerde duran sütyenini de yorganın altına koydu. Saçlarını toplayıp kapıyı açtı gelen annemdi.

– Kızım Kuzey nasıl oldu merak ettim?
– İyi Yenge film izliyorduk. Kapı tam kapanmıyor, ışık geliyor salondan diye kitlettirdi Kuzey.
– Bir bakayım oğluma.
Yanıma gelmiş, elini alnıma koymuş ateşimi ölçüyor, iyi olup olmadığmı kontrol ediyordu. Altta yorganın içinde dal, taşşak salık uzanmaya devam ediyordum. Daha sonra iyi geceler dedi annem ve odasına gitti. Halam tekrar kapıyı kilitledi, bluzunu ve eşofmanı çıkartıp yatağın içine yanıma uzandı.

– Çok özlemişim.
– Neyi? Seks yapmayı mı?
– Aslında o da var ama seni.
– Halam kendini siktiriyor yalnız şuan bana?
– Keşke ilk geldiğin günden beri siktirseydim. Sen hastanede yatarken, beni yıkadığın günü düşünerek az okşamadım kendimi.
– Bunu mu okşadın?
Elimi amına attığımda, hala sulu, sıcacıktı. Onu okşamaya başladım, parmağımı amına sokup git gel yapıyor, amıyla oynuyordum yatağın içinde, halam sırt üstü uzanmış, derin derin nefesler alıp veriyor, ben göğüslerini emiyor, o sivri uçları dilliyordum. Muhteşem kokuyordu, ama bir o kadar da uykum vardı. Elim amında göğüslerini emerken uykuya dalmışım.

Gözlerimi açtığımda halam saçlarımı okşuyor, uyandırmaya çalışıyordu. Telefonum çalıyordu arayan Zeki idi.

– Alow hacı gülle günaydın.”tutkuluhikayeler.com” adresinden yeni bölümleri takip edebilir başka hikayeler okuyabilirsiniz!!
– Günaydın kanka.
– Yürüyebiliyor musun? Sıkıntı var mı?
– Yok kanka yürüyorum da eğilip kalkamıyorum.
– Tamam oğlum zaten domalmanı gerektiren bir hareket olmayacak
– Ne oldu gene la?
– Bizim üniversiteli arkadaşlar var, malum sınava 4 ay kaldı.
– Hassiktir 4 ay mı kaldı?
– Evet dinle bi amk arkadaşlarla sana özel ders vereceğiz ki arayı kapat. Uyar mı?
– Deli misin süper olur.
– Tamam bugünden itibaren başlıyoruz. Sizin eve mi gelelim?
– Yok halamın evde buluşuruz daha iyi olur.
– Mantıklı öpüyorum seni.

Halam meraklı gözlerle bana bakıyordu;”tutkuluhikayeler.com” adresinden yeni bölümleri takip edebilir başka hikayeler okuyabilirsiniz!!

– Hayırdır eve kimi atıyorsun sen?
Elini tuttum kendime çektim. Dudaklarından öptüm.

– Dur sizinkiler evde kimi atıyorsun eve?
– Zeki arkadaşlarından ayarlamış bana ders vermesi için. Sizin evde buluşalım dedim de sana sormadım sorun olur mu?
– Deli misin iyi olur benim evim senin evin.
Boynuma sarılmış boynuma bir buse kondurmuştu. Tepside ki çorbayı bana güzelce içirdi. Yatmaktan artık götüm uyuşmuştu. Halamın elinden tutarak kalktım yataktan. Biraz dolaşmak istediğimi söyledim.

Halam;

– Giydireyim mi seni?
– Evde annem olmasa bu soruya evet derdim ama çık hadi giyineyim.
Eliyle sikimi sıvazlamış odadan çıkıyordu geri döndü.

– Bende muayenehaneye gidecem bi, sen yokken bir kız başladı bakayım ne yapmış. İstersen gel sende
– Yokluğumu doldurmuşsun hemen.
– Ya öyle deme mecbur kaldım diyelim.
– İyi yapmışsın zaten bende üniversite için çalışmam lazım. Sen git ben yürümek istiyorum.
– Peki canım.

Eliyle öpücük attı bana ve kapıdan çıktı. Üstümü değiştirdim ve kapıdan çıktım. Selin’i arıyordum. Büyük bir heyecan ile açtı telefonu;

– Alo Kuzey? Nasılsın?”tutkuluhikayeler.com” adresinden yeni bölümleri takip edebilir başka hikayeler okuyabilirsiniz!!
– İyiyim sen nasılsın gözükmüyorsun merak ettim.
– Ya eşim geldi de.
– Haaa anladım canım.
– Evet ararım seni müsait olunca.
– Tamam bakalım görüşürüz.”tutkuluhikayeler.com” adresinden yeni bölümleri takip edebilir başka hikayeler okuyabilirsiniz!!

İşin açığı selin’i canım istemiyor değil, resmen canım çekmişti kadını. Şansına küs Kuzey dedim. Ve yolda yürümeye başladım. Kara kara üniversiteyi nasıl kazanacağımı, sınavı nasıl geçeceğimi düşünürken, yabancı bir numara telefonumu arıyordu. Arayan Gülizar idi…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir